Anasayfa  ›  Site Dışı SEO

Site Dışı Seo

Site dışı SEO, adınızın başkalarının sayfasında nasıl anıldığına kulak kabartır: yürüyenlerin parkur paylaştığı sitelerde yolun başındaki işletme olarak geçmek, şenlik ve etkinlik takvimleri tutan siteler, hediye sepetine yöresel ürün koyan firmalar ve tanıtım karşılığında ücretsiz ürün isteyen takipçisi kalabalık hesaplar.

Telefon ekranı: Site Dışı SEO

Site Dışı SEO Yürüyüş Parkurlarının Paylaşıldığı Sitelerde Parkurun Başındaki İşletme Olarak Anılmanıza Nasıl Çalışır?

Bir yürüyüşçü, Kaçkar eteğinde bütün gün yürüdüğü yolu telefonuna kaydeder ve bu çizgiyi, böyle çizgilerin paylaşıldığı bir siteye yükler. Altına birkaç satır yazar: “Arabayı köyün girişindeki pansiyonun önüne bıraktık, dönüşte orada yemek yedik.” Pansiyonun adı yoktur. O satırı okuyan sonraki yürüyüşçü hangi pansiyon olduğunu bilemez. Site dışı SEO, başkalarının yazdığı böyle bir cümlede adınızın da geçmesine çalışır.

Yürüyüş planlayan kişi bu açıklamaları satır satır okur; çünkü haritadaki çizgi her şeyi söylemez. Araba nereye bırakılır? Su nereden doldurulur? Dönüşte sıcak bir yemek bulunur mu? Parkurun başladığı ya da bittiği yerdeki işletme bu soruların cevabıdır. Adı açıklamada geçiyorsa, o yolu yürümeyi düşünen herkesin planına girer. Geçmiyorsa “köyün girişindeki pansiyon” olarak kalır; kimse onu adıyla arayamaz.

Anılmak isteyen işletme, önce yürüyenin işine yarayan bir şey sunar. Yürüyüşçünün ihtiyacı bellidir: arabasını gün boyu bırakabileceği bir yer, matarasını dolduracağı bir çeşme, dönüşte hazır bir sofra, belki ıslak botlarını kurutacağı bir köşe. Bunları sunan işletme sitesinde de açıkça yazar: “Yürüyüşe çıkanlar arabasını bahçemize bırakabilir.” Yazılmayan kolaylık bilinmez; yürüyüşçü neye güvenebileceğini yola çıkmadan önce okumak ister.

Parkur paylaşılan sitelerin birçoğu, çizgiye nokta eklemeye izin verir: su, park yeri, konaklama, yemek. Sitenin kuralları elveriyorsa işletme kendini parkurun başındaki nokta olarak ekler ya da parkuru yükleyen kişiden bunu rica eder. Noktaya yazılan ad, tabeladaki ve harita kaydındaki adla harfi harfine aynı olur. Bir yerde “pansiyon”, ötekinde “konuk evi” diye geçen iki ad, tek işletme olarak okunmayabilir.

İşletme, kapısından başlayan parkurların bağlantısını kendi sitesinde de verir: “Buradan başlayan yürüyüş yolları” adlı kısa bir sayfa, yürüyüşçünün aradığı şeydir. Yürüyerek gelen misafirlerden küçük bir ricada da bulunulur: yürüdükleri yolu paylaşırlarsa işletmenin adını yazsınlar. Rica çıkışta, tek cümleyle söylenir; ısrar edilmez, karşılığında bir şey önerilmez. Paylaşan kişi kendi gördüğünü kendi sözleriyle anlatmalıdır.

İki şey yapılmaz. Yürünmemiş bir yol yüklenmez; arkasında yürüyüş olmayan çizgi, ona güvenip yola çıkanı yanıltır. Parkurun ne kadar zor olduğu üzerine de hüküm verilmez; onu yürüyen söyler. Adınızın bugün nerelerde, nasıl geçtiğini akort dediğimiz ilk dinleyişte duyarız: site dışı SEO çalışmasından önce yapılır, ücreti yoktur. Çalgının içi açılmaz, teline dokunulup sesi dinlenir; sitenizden de şifre istenmez, yalnızca dışarıdan duyulan dinlenir.

Şenlik ve Etkinlik Takvimi Yayımlayan Sitelerde Adınızın Geçmesi Sitenize Kimi Getirir?

Artvin ilinde yaylada her yaz kurulan bir şenlik, internette üç ayrı etkinlik takviminde yer alır: belediyenin sayfasında, bir derneğin duyurularında, bir gezi sitesinin yaz listesinde. Üçünde de şenliğin günü, yeri ve programı yazar. Yıllardır o şenlikte yemek çadırı kuran ailenin adı ise hiçbirinde geçmez. Şenliğe gelecek kişi takvimi okur, karnını nerede doyuracağını ancak oraya varınca öğrenir.

Etkinlik takvimlerini okuyanlar, yolculuğunu bir güne göre kuran kişilerdir. Şenliğin gününü öğrenir, izin alır, kalacak yer arar, yanında kimleri götüreceğini düşünür. Karar vermiştir, hazırlık yapmaktadır; bu yüzden takvimdeki her satırı dikkatle okur. O satırlarda adı geçen pansiyon, lokanta ya da yemek çadırı, okurun planına daha yola çıkmadan girer. Takvimden sitenize gelen kişi gezinen biri değil, gün sayan biridir.

Bir etkinliğe ev sahipliği yapan, orada stant açan ya da gelenleri ağırlayan işletme, o etkinliğin kaydında anılabilir. Bunun için düzenleyene iki şey gider: adın doğru yazılışı ve işletmenin o etkinlik için açtığı sayfanın bağlantısı. Yanına tek cümle eklenir: “Şenlik boyunca yemek çadırını biz kuruyoruz.” Kopyalanıp yapıştırılacak kadar kısa bir not, uzun bir tanıtım yazısından çoğu zaman daha kolay yayımlanır.

Bağlantının varacağı yer de hazırlanır: işletme, sitesinde o etkinlik için kendi sayfasını tutar. Sayfada etkinliğin günü yazıyla, yeri açık adıyla durur. Yalnızca afişin resmini koymak işe yaramaz: resimdeki günü ne okur kopyalayabilir ne arama motoru güvenle okuyabilir. İşletmenin o gün ne sunduğu yazılır: hangi yemekler çıkar, kaçta açılır, yer ayırtmak gerekir mi, araç nereye bırakılır.

Sayfa, şenlik dağıldıktan sonra da yerinde durur. Gelecek yılın yolcusu aramaya aylar öncesinden başlayabilir; takvim siteleri ise kayıtlarını çoğu kez son haftalarda yeniler. O arada arayan kişi sizin sayfanıza varabilir ve orada üç şey okur: geçen şenlikte ne sunulduğunu, yeni günün belli olunca buraya yazılacağını, o güne kadar size nasıl ulaşacağını. Adres değişmez; gün ve program yenilenir, yeni fotoğraflar eklenir.

Yapılmayacak olan bellidir: katılmadığınız bir etkinliğin kaydına adınızı yazdırmak. Okur gelir, sizi orada bulamaz. Takvimlere gidecek notlar ile etkinlik sayfası, site dışı SEO için her ay yazılan ayar listesinde birer satır olur. Hangi satırın o ay ayarlanacağını siz seçersiniz; seçmediğiniz satır sonraki listeyi bekler. Listenin ilk satırına kulağı en çok tırmalayan eksik yazılır: yıllardır içinde olduğunuz şenlikte adınızın hiç anılmaması bunlardandır.

Yöresel Ürün Kutusu ya da Hediye Sepeti Hazırlayan Firmalara Ürün Vermek Sizi Yeni Müşteriyle Nasıl Tanıştırır?

Büyük şehirdeki bir firma, yıl sonunda şirketlerin çalışanlarına yolladığı hediye kutularına küçük bir kavanoz bal koyar; balı Şavşat’ın bir köyündeki üreticiden almıştır. Kutu şıktır, üstünde firmanın adı yazar. Kavanozun kapağında ise hiçbir şey yoktur: ne köyün adı ne dolduranın. Tadına bakan kişi kapağa ve cama göz gezdirir, bir ad arar. Bulamaz; aynı balı ertesi yıl kimden isteyeceğini bilemez.

Yöresel ürün kutusu ve hediye sepeti hazırlayan firmalar, içine koyacaklarını çoğu zaman küçük üreticilerden toplar. Artvin ilinde bal ya da pekmez yapan bir üretici için bu, tek seferde çok kavanoz satmaktan fazlasıdır: ürün, kendi başına ulaşamayacağı sofralara gider. Her kutu, ürünü ilk kez tadan birkaç kişi demektir. İkinci kavanozu doğrudan üreticiden isteyebilmeleri için tek şey gerekir: adını bir yerde okumuş olmaları.

Anlaşmadan önce sorulacaklar bellidir. Üreticinin adı kutunun içindeki tanıtım kâğıdında geçecek mi? Firmanın sitesinde kutunun içindekiler sayılırken üretici adıyla anılacak, adına dokununca üreticinin sitesi açılacak mı? Ürün kendi etiketiyle mi girecek? Cevaplar sözde kalmaz, anlaşmanın yazısına geçer. Kimi firma üreticiyi öne çıkarmayı zaten ister: yöresini ve yapanını söyleyebildiği kutu, alıcısına daha çok şey anlatır.

Firma tanıtım için bir şeyler yazacaktır; malzemeyi üretici verir. Üç dört cümle yeter: hangi köyde, hangi mevsimde, kimin eliyle doldurulduğu. Yanında üreticinin kendi çektirdiği bir fotoğraf. Hazır metin verilmezse firma kendi bildiğini yazar; köyün adı yanlış geçer, ürün başka bir şeye benzetilir. Metinde tada ve yapılışa dair bilgi bulunur; ürünün bedene etkisi üzerine tek söz yer almaz.

Asıl taşıyıcı kavanozun kendisidir. Kutu açılır ve atılır, tanıtım kâğıdı kaybolur; kavanoz haftalarca mutfakta durur. Etiketinde üreticinin adı, sitede yazdığı biçimiyle, ve sitenin kısa adresi yer alır. Küçük kavanozda yer darsa ad öne geçer, adres kapağa yazılır. Firma kendi etiketini de koymak isterse ikisi yan yana durabilir; üreticinin adını büsbütün örten bir etiket, tanışmayı baştan engeller.

Tadı beğenen kişi kavanozdaki adı arar. Önüne o adla açılan, ürünün büyük boyunu, sipariş yolunu ve gönderim günlerini gösteren bir sayfa gelmelidir. Akorda aldığımız bir sitede, adı arandığı hâlde sayfası çıkmayan ürün bir falso, yani yanlış çıkan ses olarak yazılır; site dışı SEO işi oradan başlar. Geldiği tel, müşterinin kulağına gidiş biçimi ve ayarlanacağı ayın listesi de yanına not edilir.

Takipçisi Çok Bir Hesap “Tanıtım Karşılığı Ücretsiz Ürün” İsterse Hangi Sorular Sorulur?

“Sayfamda tanıtırım, bir koli gönderir misiniz?” Bu mesaj bir kadın kooperatifinin sosyal medya hesabına akşamüstü düşer. Gönderen hesabı pek çok kişi izlemektedir; fotoğrafları özenlidir. Kooperatifte o gün reçel kaynamış, pekmez şişelenmiştir; koliye girecek ürün bellidir. Kadınlardan biri hemen gönderelim der, öteki önce bir şeyler sormak ister. İkisi de haklıdır: böyle bir paylaşım işe yarayabilir; yaraması için birkaç sorunun cevabı gerekir.

İlk soru takipçilerin kim olduğudur. Sayının büyüklüğü yanıltabilir; önemli olan, izleyenlerin sizin ürününüzü alabilecek kişiler olup olmadığıdır. İzleyenlerin çoğu nerede oturuyor; sofrayla, yemekle mi ilgileniyor, yoksa bambaşka bir şeyle mi? Hesap sahibi bu bilgiyi kendi ekranında görür; işini ciddiye alan, sorulunca paylaşır. Paylaşımların altındaki yorumlara da bakılır: gerçek kişiler soru mu soruyor, yoksa hep aynı iki sözcük mü yazılmış?

İkinci soru geçmiştir: daha önce tanıttığı üreticiler kimlerdi, o paylaşımlardan ne çıktı? Bir ikisine sorulabilir. Üçüncüsü yapılacak işin kendisidir: ürün nasıl gösterilecek, tek bir fotoğrafla mı, kullanılırken çekilmiş bir videoyla mı? Ne zaman yayımlanacak? Paylaşım hesabın sayfasında duracak mı, yoksa kısa süre görünüp gidecek mi? Kalıcı olanın altına kooperatifin adı ve sitesinin adresi yazılacak mı?

Dördüncü soru açıklıktır: paylaşımda bunun bir iş birliği olduğu, ürünün karşılıksız gönderildiği belirtilecek mi? Reklamla ilgili kurallar, karşılığı olan tanıtımların izleyene açıkça bildirilmesini bekler; ayrıntısı için bu kuralları bilen birine danışılır. Açıkça söylenen iş birliği ürüne zarar vermez. Sonradan ortaya çıkan gizli bir anlaşma ise hem hesabın hem üreticinin sözünü zedeler.

Gönderilen koli, karşılığı hiç gelmese de canınızı yakmayacak kadar olmalıdır; satış beklentisiyle depoyu boşaltmak doğru olmaz. Anlaşma iki satırla yazıya dökülür: ne gönderildi, karşılığında ne yapılacak, ne zaman. Mesajla yazmak yeter. Sonucun görülebilmesi için paylaşıma yalnızca o hesaba verilmiş bir bağlantı ya da siparişte söylenecek bir sözcük eklenir; yoksa gelen siparişin oradan mı, başka yerden mi geldiği anlaşılmaz.

Cevaplar doyurucu değilse hayır demek de bir yoldur: “Teşekkür ederiz, şu sıralar koli gönderemiyoruz; ürünlerimiz sitemizde duruyor.” Kısa ve kırmadan. Site dışı SEO için nereden başlanacağını akort gösterir: adresinizi yazdığınızda siteniz akorda alınır; bu ilk dinleyiş için ücret yoktur, şifre de istenmez. Çalışma sürerse ay sonu dinletisinde o ay nerelerde anıldığınızı yalın sözlerle okursunuz; ikinci akortta iki dinleyiş karşılaştırılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yolu gerçekten yürüdüyseniz ve kim olduğunuzu yazarsanız görünmezsiniz. Açıklamanın ilk satırında pansiyonu işlettiğinizi söyleyin; gerisinde işletmeyi değil yolu anlatın: nereden girilir, su nerede bulunur, hangi çatalda yanılınır. İşletmenize tek cümle yeter: araba nereye bırakılır. Paylaşım sitesinin işletmelerle ilgili bir kuralı varsa önce onu okuyun.

Kayıt takvimi tutanındır, ama yanlışı bildirmek herkese açıktır. Siteye kısa bir not yazın ve düzenleyenin yeni günü duyurduğu sayfanın bağlantısını ekleyin; dayanağı olan düzeltme isteği daha kolay karşılık bulur. Kendi sayfanızda yeni günü en üste, günün değiştiğini de açıkça yazın; eski günle gelen olursa ne bulacağını ekleyin.

Ad ayırt ediciyse ve sitenizdekiyle harfi harfine aynıysa çoğu zaman yeter. Kendiniz deneyin: o adı arama kutusuna yazın. En üstte sizin sayfanız çıkıyorsa ad işini görüyor demektir. Benzer adlı başka bir üretici çıkıyorsa adın yanına ilçenizi ekleyin. Adresi de kavanozun boynuna asılan küçük bir karta yazabilirsiniz.

Bu, aranızda ne kararlaştırıldığına ve bunun yazılı olup olmadığına bağlıdır; hakkınızın ne olduğunu ancak bir hukukçu söyleyebilir. Yazılı tek satır yoksa çoğu zaman elde kalan, nazik bir hatırlatma mesajıdır. Bundan sonrası için iki satırlık anlaşmayı koli çıkmadan yazın ve yalnızca kaybetmeyi göze alabileceğiniz kadar ürün gönderin.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.