Anasayfa  ›  Teknik SEO

Teknik Seo

Teknik SEO, sitenin perde arkasından gelen sesini dinler: sunucuyu paylaştığınız komşu sitelerin size bindirdiği yük, “cay” yazana “çay”ı bulamayan arama kutusu, araya telefon girince boşalan yarım kalmış form ve yalnızca tek bir arama motoru düşünülerek yapılan, ötekileri unutan hazırlık.

Telefon ekranı: Teknik SEO

Teknik SEO Sitenizin Aynı Sunucuyu Başka Kaç Siteyle Paylaştığına Neden Bakar?

Ardanuç’ta balını internetten satan bir arıcı, akşam yemeğinden sonra sitesine bakar; sayfa yine güç açılır. Dün de aynı sularda böyleydi, önceki akşam da. Sitede haftalardır değişen bir şey yoktur: ne yeni bir fotoğraf eklenmiş ne bir ayara dokunulmuştur. Değişen komşudadır; aynı makinede duran başka bir site, bültenini o sularda yollamaktadır. Teknik SEO bu yüzden önce şunu sorar: siteniz makineyi kimlerle paylaşıyor?

Siteniz bir bilgisayarın içinde durur; adı sunucudur, sayfayı isteyen herkese o yollar. Bu bilgisayarda yer kiralamaya barındırma denir. Hesaplı barındırma paketlerinde aynı makinenin gücünü pek çok site aralarında paylaşır: işlemci, bellek ve disk ortaktır. Apartmandaki su basıncı gibidir: herkes musluğu aynı anda açınca üst kata su geç çıkar. Komşulardan biri ağır bir işe giriştiğinde ötekilerin sayfası bir süre sıra bekleyebilir.

Her paketin bir de tavanı vardır: sitenin aynı anda kaç iş yürütebileceği, ne kadar bellek ve işlemci kullanabileceği paket koşullarında yazar. Tavanı aşan site, birçok barındırma firmasında yavaşlatılır ya da bir süreliğine durdurulur; ziyaretçi o dakikalarda sayfanın yerine bir hata yazısı görebilir. Amaç komşuları korumaktır: taşan site ötekilerin payını yemesin. Kural size de işler; kalabalık bir akşam durdurulan site sizinki olabilir.

Barındırma firmasına üç soru sorulur. Sitem bu makineyi kaç siteyle paylaşıyor? Kimi firma sayı vermez; o zaman paketin tavanları istenir: işlemci, bellek, aynı anda yürüyen iş. Tavan aşılınca ne olur: site yavaşlatılır mı, durdurulur mu, bana haber verilir mi? Cevaplar yazılı alınır. Birçok firmanın yönetim ekranında, sitenizin gün içinde tavana ne kadar yaklaştığını gösteren bir çizelge bulunur; ayda bir bakmak yeter.

Komşuların payı tek bakışla anlaşılmaz. Sunucunun sayfayı yollamaya başlaması ne kadar sürüyor: bu süre bir hafta boyunca sabah, öğle, akşam ve gece yarısı not edilir. Site aynıyken belirli saatlerde uzayan bekleyiş, makinedeki kalabalığı düşündürür. Önce kendi evinize bakılır; sitenin o saate kurulmuş işleri de aynı izi bırakır. Neden komşularsa daha geniş bir paket ya da yalnızca size ayrılmış bir sunucu düşünülür.

Arama motorları bir siteyi, makineyi paylaştığı komşuların içeriğinden genellikle sorumlu tutmaz; yavaşlık ise kimden gelirse gelsin sizin ziyaretçinize yansır. Sizin sitenizde durumun ne olduğu akortta dinlenir. Akort, teknik SEO çalışmasından önce gelen ücretsiz dinleyiştir. Düğüne gidecek saz önce dize alınır; teller teker teker tınlatılır, düşük olanı kulak ayırır. Sitenize de içine girmeden, dışarıdan kulak verilir; şifre sorulmaz.

Sitenizin Arama Kutusu “cay” Yazan Müşteriye “Çay”ı, “findik” Yazana “Fındık”ı Bulabiliyor mu?

Yurt dışında çalışan bir müşteri, iş yerindeki bilgisayardan Hopa’daki bir dükkânın sitesine girer; dükkân kıyının çayını, fındığını ve ezmesini koliyle yollar. Klavyede Türkçe harf yoktur. Müşteri sitenin arama kutusuna “findik ezmesi” yazar. Kutu cevap verir: böyle bir ürün yok. Oysa kavanoz raftadır, sayfası da yerindedir; adı “Fındık Ezmesi” diye girilmiştir. Kutu, noktalı i ile noktasız ı’yı iki ayrı harf saymıştır.

Başka ülkelerde satılan bilgisayarların çoğunda ı, ğ, ş, ç, ö ve ü tuşu yoktur. O klavyeyle yazan kişi her birinin yerine en yakın harfe basar; çay “cay”, reçel “recel”, kuşburnu “kusburnu” olur. Telefonda acele eden de çoğu zaman öyle yazar. İyi kurulmuş bir arama kutusu bu harf çiftlerini yakın akraba sayar: “cay” yazan da çayı bulur, “çay” yazan da.

Müşteri büyük harfle yazdığında iş daha da karışır. Türkçede “FINDIK” küçülünce “fındık” olur; Türkçeyi tanımayan bir kutu onu “findik” diye küçültür. “İNCİR”in başındaki noktalı büyük harfi hiç tanımayabilir. Ürün adlarını büyük harfle girmiş bir dükkânda ya da büyük harf kilidi açık kalmış bir müşteride kutu, rafta duran ürünü yok sayar. Çaresi çoğu zaman, kutunun hangi dilin kuralıyla çalışacağını söyleyen ayardır.

Ekler de hesaba katılır. Müşteri “bal” diye de yazar, “ballar” diye de, “balı” diye de; ürünün adı ise “Kestane Balı”dır. Kutu, sözcüğün ekini ayırıp gövdesini de arayabilmeli, en azından aynı harflerle başlayan adları getirebilmelidir. Bir de kayan parmak vardır: “fındk”, “pekemz”, “çya”. Arama araçlarının birçoğu tek harflik yanlışı hoş görecek biçimde ayarlanabilir; kimi, yazılana en yakın sözcüğü kendisi önerir.

Bunların hiçbiri kendiliğinden gelmeyebilir. Kimi site yazılımının hazır araması yalnızca harfi harfine aynı olanı bulur; kimisinde Türkçe ayarı vardır ama kapalı durur; kimisine bu iş için küçük bir ek yazılım kurulur. Hangisinin gerektiği sitenin yazılımına göre değişir. Değişmeyen şudur: müşteri yanlış yazdığını bilmez. “Sonuç yok” yazısını görünce o ürünün sizde olmadığına inanır ve aynı kavanozu başka bir dükkânda arar.

Denemesi yirmi aramadır: ürün adları Türkçe harfsiz, büyük harfle, ekli, bir harfi eksik yazılır; yanlarına çıktı ya da çıkmadı notu düşülür. Sonuç vermeyen aramalar ayda bir okunur. “Findik” yazanı eli boş çeviren kutu, teknik SEO için akorda aldığımız sitede hemen duyulur; yerinde olmayan böyle her sese falso deriz. Hangi telden geldiğini, müşterinin kulağına nasıl gittiğini ve hangi ayın listesinde ayarlanacağını yazarız.

Formu Doldururken Araya Telefon Giren Müşteri Geri Döndüğünde Yazdıklarını Yerinde Bulur mu?

Bir adam, Artvin ilinde yayladaki bir ahşap ev için telefonundan uzun bir istek formu doldurur: giriş ve çıkış günleri, kaç kişi oldukları, yaşlı annesinin merdiven çıkamadığını anlatan bir not. Son kutuya gelmişken telefonu çalar. Konuşur, kapatır, forma döner. Sayfa baştan yüklenir; kutuların hepsi boştur. Adam ekrana bir süre bakar. Notu ikinci kez yazmaz; aynı yayladaki başka bir evin sayfasını açar.

Bunun iki nedeni olabilir. Telefonlar, başka bir uygulama öne geçtiğinde arkada kalan sayfayı belleği korumak için uyutabilir; o zaman geri dönüldüğünde sayfa yeniden yüklenir. İkincisi oturumdur, yani sitenin ziyaretçiyi tanıdığı süre: uzun zaman dokunulmayan oturum güvenlik gereği kapatılır ve gönderilen form kabul edilmeyebilir. Tarayıcı, yani siteleri açan program, kutuları kimi zaman kendiliğinden geri doldurur; buna güvenilmez. Form ayrıca saklamıyorsa yazılanlar gider.

İlk önlem, yazılanı gönderilene dek müşterinin kendi cihazında tutmaktır. Form, her kutu dolduğunda içeriğini tarayıcının o siteye ayırdığı küçük belleğe yazar; sayfa yeniden açılırsa kutular oradan dolar. Bilgi sunucuya gitmez, müşterinin telefonunda kalır; form gönderilince silinir. Sayfanın üstünde tek satır bunu söyler: “Yarım kalan formunuz bu telefonda saklandı.” Müşteri kaldığı kutudan sürdürür; isterse tek dokunuşla hepsini siler.

Süre dolacaksa sayfa bunu önceden haber verir: “Oturumunuz birazdan kapanacak; sürdürmek ister misiniz?” Tek dokunuş süreyi uzatır. Uzun form adımlara bölünür ve her adım geçilirken kaydedilir: günler bir adım, kişiler bir adım, notlar bir adım. Araya giren telefon en çok son adımı götürür. Alışveriş sitesinde aynı görev sepete düşer: dün doldurulan sepet, bugün aynı cihazdan gelen müşteriyi yerinde beklemelidir.

Ödeme sayfası bunun dışındadır ve bunu açıkça söyler. Kart numarası, son kullanma günü ve güvenlik kodu cihazda da sayfada da bekletilmez; ara verilirse yeniden yazılır. Doğrusu budur. Sayfa nedenini tek cümleyle bildirir: “Güvenliğiniz için kart bilgileri saklanmaz.” Müşteri kutuların boşaldığını bir aksaklık sanmaz. Kartın dışındaki bilgiler, teslimat adresi ya da fatura adı gibi, önceki adımda kaydedildiği için yerinde durur.

Kendi telefonunuzda deneyin: formun yarısını doldurun, birini arayıp beş dakika konuşun, sonra forma dönün. Aynısını telefonu yarım saat kilitleyerek yineleyin. Yazdıklarınız yerinde değilse ayar listesinde bir satır açılır. Ayar listesi, teknik SEO çalışmasında o ay hangi tellerin ayarlanacağını yazan kâğıttır; her ay önünüze gelir. “Bu ayarlansın” dediğiniz satır işe girer, demediğiniz olduğu gibi kalır. Önce hangisi mi? Kulağı en çok tırmalayan.

Sitenizi Tek Bir Arama Motoruna Göre Hazırlamak Öteki Arama Motorlarında Neyi Gözden Kaçırır?

Yusufeli’nde pansiyon işleten bir kadın, sitesinin aramalardaki yerine hep aynı arama motorundan bakar; adını yazınca pansiyonu en üstte görür ve içi rahat eder. Bir yaz, uzak bir ülkeden gelmiş bir misafir kahvaltıda anlatır: telefonu başka bir arama motoruyla gelmiş; pansiyonun adını harfi harfine yazmış, bulamamış, sonunda bağlantıyı bir arkadaşından istemiş. Kadın o arama motorunu o güne kadar bir kez bile açmamıştır.

Müşterilerinizin büyük bölümü Google’da arar; çalışmanın ağırlığının orada olması yerindedir. Yine de arama yapılan tek yer orası değildir. Kimi telefon, bilgisayar ve tarayıcı başka bir arama motoruna ayarlı gelir; kimi ülkede alışkanlık başkadır. Sesli yardımcıların bir bölümü soruları başka bir kaynaktan cevaplar. Artvin ilinde yaylaya, göle, yürüyüşe gelecek yabancı misafir, yola çıkmadan önce evinde neye alışmışsa onu açar.

Her arama motorunun siteleri gezen kendi yazılımı, yani botu vardır; sayfalarınızı kendi sırasıyla, kendi hızıyla okur. Çoğunun, site sahiplerine ayırdığı karşılıksız bir yönetim ekranı da bulunur: hangi sayfalarınızı bildiğini, hangisinde hata gördüğünü oradan söyler. Bazılarının kendi işletme kaydı ve haritası da vardır. Bu ekranlara hiç girilmemişse öteki arama motorunun sitenizde ne gördüğünü bilen kimse yoktur.

Hazırlığın temeli ortaktır: düzgün kod, açılan sayfalar ve site haritası dosyası, yani sayfalarınızın adreslerini sıralayan liste, hepsinin işine yarar. Ayrı olan iki adımdır. Her arama motoru, sitenin sizin olduğunu kendi yöntemiyle görmek ister: kimi koda eklenen bir işarete, kimi siteye yüklenen küçük bir dosyaya bakar. Site haritası da her birinin yönetim ekranına ayrıca bildirilir. Birinde verilen kanıt, ötekinde kendiliğinden geçerli olmaz.

Bir de kapıdaki kural vardır. Sitelerin çoğunda botlara nereye girip nereye girmeyeceklerini bildiren kısa bir dosya bulunur. Kimi sitede bu dosya yalnızca tek arama motorunun botuna yol verir, altına da “öteki bütün robotlar giremez” diye yazar. Kural, istenmeyen botları durdurmak için konmuştur; öteki arama motorlarını da dışarıda bırakır. Yazan bunu düşünmemiş olabilir. O satır durdukça sayfalarınız öteki arama motorlarında eksik kalabilir.

Bu iş küçüktür, bir kez yapılır; sonra arada bir bakılır. Sizin için gereken, sitenizin adresidir: onu yolladığınızda sitenizi akorda alırız; akort parasızdır, şifre istenmez. Dört tele dokunulur: site nasıl çalışıyor, sayfalar ne diyor, başkaları ne diyor, harita nereyi gösteriyor. Akorttan sonra işi bize bırakırsanız, teknik SEO için ayarlanan her tel ay sonu dinletisinde anlatılır: yalın sözlerle. İkinci akortta eskiyle yeni karşılaştırılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hemen değil. Önce o dakikalarda neyin çalıştığına bakılır: barındırma hesabınızdaki kullanım çizelgesi taşmanın saatini gösterir. Neden bir bot dalgası, ağır bir ek yazılım ya da o saate kurulmuş bir yedek olabilir; bunlar paket büyütmeden giderilir. Olağan ziyaretçi sayısında da taşıyorsa paket size dar geliyordur.

Hoşgörünün yanına bir sıra kurmak gerekir. Önce yazılanla birebir aynı olan adlar, sonra ek almış hâlleri, en sonda bir harfi farklı olanlar gösterilir. Ürün adındaki eşleşme, uzun yazının içindeki eşleşmeden önce gelir. Arama araçlarının çoğunda bu ağırlıklar ayarlanabilir; ayardan sonra yirmi aramalık denemeyi yineleyin.

Müşterinin cihazında tutulan bilgi size ulaşmaz; ulaşmaması da doğrudur, çünkü “Gönder”e basmamış kişi bilgisini size vermiş sayılmaz. Görebileceğiniz şey sayılardır: kaç kişinin forma başladığı, hangi adımda bıraktığı. Gönderilmemiş bilgiyi toplamak, kişisel verilerin korunmasıyla ilgili kurallara takılabilir; böyle bir düzen kurmadan önce bir hukukçuya danışın.

Yavaşlamaz. Kanıt satırı, sayfanın görünmeyen baş bölümünde duran tek satırlık bir yazıdır; resim ya da program yüklemez. Dosya yoluyla verilen kanıt ise yalnızca arama motoru istediğinde okunur. Dikkat edilecek şey başkadır: site yenilenirken bu satırlar silinirse sahiplik düşebilir. Hangi satırın hangi arama motoru için konduğunu bir yere yazın.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.