Anasayfa  ›  Yerel (Harita) Optimizasyon

Yerel (Harita) Optimizasyon

Yerel (harita) optimizasyon, haritanın sizin adınıza verdiği cevapları dener: merdivenli sokakta yaya gelene ve arabayla gelene çıkan iki ayrı yol tarifi, ev adresini göstermeden haritada görünmek, iki ilçe merkezinin arasında kalan işletme ve çalışanınızın adı geçen yoruma yazılacak cevap.

Telefon ekranı: Yerel (Harita) Optimizasyon

Yerel (Harita) Optimizasyon Merdivenli ve Dik Sokaklarda Yürüyerek Gelene ve Arabayla Gelene Ayrı Yol Tarifi Çıkmasını Nasıl Ele Alır?

Artvin merkezde, merdivenli bir sokaktaki fırını arayan bir ziyaretçi, telefonundaki haritanın çizdiği yolu arabasıyla izliyor. Ekran hedefe varıldığını söylediğinde durduğu yer fırının kapısı değil, bir üstteki yoldur; korkuluktan eğilince fırının çatısını ayaklarının altında görüyor. İnilecek merdivenin nerede olduğunu bilmiyor. Yamaca kurulmuş bir kentte yerel (harita) optimizasyon, haritanın sürücüye ve yayaya verdiği iki ayrı tarifi birbirinden ayırmakla işe başlar.

Harita, yol tarifi isteyen kişiye çoğu zaman nasıl geleceğini seçtirir: arabayla mı, yürüyerek mi? Seçime göre başka bir yol çizer. Arabanın yolu genellikle araçların girebildiği yakın bir noktada biter; merdiveni hesaba katmaz. Yayanın yolu merdivenleri ve dar geçitleri kullanabilir; yeter ki bunlar haritada çizili olsun. Dik bir yerleşimde bu iki yol birbirinden uzaklaşır ve aynı kapının ayrı yanlarında sona erer.

İlk iş iğnenin yeridir. İğne, haritada işletmenin üstüne konan işarettir. Kaydı, yani işletmenin haritada açılan bilgi sayfasını yöneten kişi, çoğu zaman iğneyi eliyle kaydırabilir. İğne binanın ortasında ya da arka duvarında duruyorsa harita, arabayı da yayayı da o duvara yakın yola götürebilir. Doğrusu, iğneyi müşterinin içeri girdiği kapının önüne koymaktır. Bu her şeyi çözmez; ama tarifin bittiği yeri doğru sokağa yaklaştırır.

İğnenin anlatamadığını söz anlatır. Kayıttaki açıklama alanına, bir de sitenin ulaşım bölümüne üç şey yazılır: araba nereye bırakılır, hangi merdivenden inilir ya da çıkılır, yürümek aşağı yukarı kaç dakika tutar? “Arabanızı üst yoldaki otoparka bırakın; eczanenin yanındaki merdivenden inin, üç dakikada kapımızdasınız” diyen satır, haritanın bıraktığı yerden devralır. Yanına merdivenin başını gösteren bir fotoğraf konur; dönülecek yer sözden çok görüntüyle tanınır.

Yazılanın doğru olduğu ancak yürünerek görülür. Yürüyüş çarşı meydanından başlar: işletmenin adı haritaya yazılır, yol önce araba, sonra yaya için istenir ve ikisi de sonuna kadar gidilir. Araba nerede kaldı, oradan kapı görünüyor mu? Yaya yolu var olan merdiveni kullandı mı, yoksa dolambaç mı çizdi? Haritanın verdiği yürüme süresi dik merdivende gerçeğe uymayabilir; saat tutulur.

Haritada çizilmemiş bir merdiven ya da yönü ters gösterilen tek yönlü bir sokak çıkarsa, durum haritanın içindeki bildirim yolundan iletilir; çoğu haritada bunu herkes yapabilir. Düzeltme yapılır mı, yapılırsa ne zaman yapılır, bunu harita bilir; dışarıdan gün verilemez. O zamana kadar yükü açıklama, fotoğraf ve sitedeki tarif taşır. Yerel (harita) optimizasyon aynı yürüyüşü, yol ya da otopark değiştiğinde yeniden ister.

Evinden Üretim Yapan Biri Ev Adresini Herkese Göstermeden Haritada Yer Alabilir mi?

Ardanuç’ta kendi mutfağında reçel kaynatan bir kadın, kavanozlarını tanıdıklarının tavsiyesiyle satıyor. Haritada “ev yapımı reçel” diye arayanların da kendisini bulmasını istiyor. İstemediği bir şey var: evinin adresi her ekranda dursun, tanımadığı biri haber vermeden kapısını çalsın istemiyor. Kayıt açmaya oturduğunda karşısına bir adres kutusu çıkıyor. Oraya ne yazacağını bilemiyor ve telefonu elinden bırakıyor.

Harita bazı işletmelere adresini gizleme imkânı verir. Müşteriyi kendi yerinde ağırlamayan, ona giden ya da ürününü kapısına götüren işler için kayıtta adresin yerini hizmet götürülen bölge alabilir: ilçenin ya da birkaç mahallenin adı. Böyle bir kayıtta bir evin üstüne konmuş iğne çoğu zaman görünmez. Reçelini ilçe içinde kendi eliyle teslim eden biri, bu tanıma uyan işlerden sayılabilir.

Yalnızca kargoyla satan biri için durum başkadır. Haritanın kuralları kaydı genellikle müşterisini karşısında gören işletmelere ayırır; siparişi alıp koliyi kargoya veren, kimseyle karşılaşmayan bir üreticinin kayıt açıp açamayacağı bu kurallara kalmıştır. Kurallar da zamanla değişir. Bu yüzden kimseye baştan evet ya da hayır denemez. Kayıt açılmadan önce haritanın o günkü kuralları okunur; kuşku kalan yerde beklemek, kapatılacak bir kayıt açmaktan iyidir.

Dürüst yollar bellidir. Reçel bir kadın kooperatifinin dükkânında satılıyorsa haritadaki yer o dükkândır; üretici kendi sitesinde “kavanozlarımızı bu dükkânda bulursunuz” der ve o kaydı gösterir. Evden elden teslim sürecekse bu iş randevuyla yapılır: gün ve saat yazışarak belirlenir, adres yalnızca siparişi onaylanan kişiye bildirilir. Kapısına kimsenin gelmesini istemeyen, teslimi çarşıda kararlaştırılan bir yerde de yapabilir.

İki yol ise kapalıdır. Biri uydurma adrestir: var olmayan bir dükkânı ya da boş bir arsayı göstermek. Öteki, içinde bulunulmayan bir yeri kendi yeriymiş gibi yazmaktır: amcanın çarşıdaki dükkânı, bir tanıdığın bürosu. Harita, kayıttaki adreste o işletmenin gerçekten çalışıyor olmasını bekler; aykırı bulduğu kaydı kapatabilir. Oraya giden müşteri de aradığı kişiyi bulamaz ve bunu büyük olasılıkla yorumuna yazar.

Haritanın gösteremediğini site söyler. Nasıl sipariş verilir, hangi ilçelere elden teslim yapılır, kargo hangi günler çıkar, randevu nasıl alınır? Bunlar açıkça yazılınca kimse adres aramaz. Satış yapılan bir sitede satıcının hangi bilgilerinin görünmesi gerektiği ise ayrı bir konudur; onu muhasebecinize ya da bir avukata danışın. Evini göstermek istemeyen üretici için yerel (harita) optimizasyon hem haritanın kuralını hem evin mahremiyetini gözetir.

İki İlçenin Arasında Kalan Bir İşletme Komşu İlçenin Aramalarında da Görünür mü?

İki ilçe merkezinin tam ortasında, dere üstündeki köprünün başında bir lokanta duruyor. Yoldan geçerken haritaya “yakınımda lokanta” yazan yolcunun ekranına geliyor; hafta sonları otoparkı doluyor. Aynı lokanta, ilçe merkezlerinden birinde evinde oturup arama kutusuna ilçenin adıyla birlikte “lokanta” yazan kişiye ise hiç görünmüyor. Sahibi şaşkın: iki merkeze de aynı uzaklıktayım, neden hiçbirinin listesinde yokum?

Harita sonuçları dizerken başka şeylerin yanında yakınlığa da bakar. Arayan kişi bir yer adı yazmadıysa ölçü çoğu zaman kendi bulunduğu noktadır; yoldan geçene köprü başındaki lokantanın görünmesi bundandır. Yer adı yazdıysa ölçü o yere kayar: ilçenin adını yazan kişiye harita, önce o ilçenin içinde ve hemen yakınında duran işletmeleri gösterme eğilimindedir. İki merkezin ortasındaki lokanta ikisine de uzak düşer.

İşletme, hangi merkezin listesine gireceğini kendisi seçemez. Adresi neresiyse orasıdır; resmî olarak bağlı olduğu ilçe de adresinde yazar. Adının yanına iki ilçenin adını eklemek ya da adres satırına merkezdeki bir caddeyi yazmak haritanın kurallarıyla bağdaşmaz; kayıt bu yüzden kapatılabilir. Üstelik yazılana güvenip yola çıkan müşteri lokantayı orada bulamaz. Görünürlük hileyle değil, doğru bilgiyle aranır.

Dürüst adımların ilki tam adres ve yerinde duran iğnedir; işaret köprünün öbür yakasında değil, lokantanın kapısında durmalıdır. İkincisi sitededir: her iki ilçe merkezinden nasıl gelindiğini anlatan birer bölüm. Yol arabayla kaç dakika sürer, hangi sapaktan dönülür, köprü hangi yanda kalır? İlçenin adıyla arama yapan kişi, lokantayı haritada görmese bile olağan arama sonuçlarında bu sayfayla karşılaşabilir.

Üçüncüsü yorumlardır. İki ilçeden gelen misafirler nereden geldiklerini kendiliklerinden yazdıklarında, sonraki okur lokantanın kendi ilçesinden de gidilen bir yer olduğunu görür. Ne yazacağına misafir karar verir; kendisine sözcük önerilmez. Dördüncüsü fotoğraflardır: yoldan görünüş, köprü, tabela, otoparkın girişi. Lokantayı hiç görmemiş biri bu karelere bakarak oraya kadar gitmenin zahmetine değip değmeyeceğini kendisi kestirir.

Bunların hiçbiri, lokantanın bir ilçe merkezinin listesinde üst sıraya çıkacağına dair bir söz değildir; merkezdeki işletmeler o aramada çoğu zaman öne geçer. Değişen şudur: yoldan arayan, adıyla arayan ve “iki ilçe arasında lokanta” diye tarif ederek arayan kişi doğru bilgiyle karşılaşır. Yerel (harita) optimizasyon arada kalan bir işletmeye içinde olmadığı bir merkezi vaat etmez; durduğu yeri iki yönden gelene de anlatır.

Yorumda Bir Çalışanınızın Adı Geçtiğinde (Övgüyle ya da Şikâyetle) Cevap Nasıl Yazılır?

Bir pansiyonun haritadaki kaydına aynı hafta iki yorum düşüyor. Birincisi beş yıldızlı: “Emine Hanım’a kahvaltı için çok teşekkürler.” İkincisi iki yıldızlı: “Kasadaki genç yüzümüze bile bakmadı.” Birinde bir ad var; ötekinde ad yok, ama kimin kastedildiğini pansiyondaki herkes anlar. Pansiyonun sahibi iki cevap yazacak. İkisi de yıllarca, herkese açık bir yerde, o iki çalışanla birlikte anılacak.

Övgüye cevap kolay görünür, yine de ölçü ister. Misafire teşekkür edilir ve sözünün yerine ulaştırıldığı söylenir: “Güzel sözlerinizi Emine Hanım’a ilettik; çok sevindi.” Bu kadarı yeter. Soyadı eklenmez; kaç yıldır çalıştığı, nereli olduğu, hangi günler mutfakta bulunduğu yazılmaz. Misafir yalnızca bir ad vermiştir; cevap o adın üstüne çalışan hakkında yeni bilgi koymaz. Asıl teşekkür kişinin kendisine, yüz yüze edilir.

Şikâyette cevabı işletme, işletme olarak yazar. “Biz” der; “o arkadaşımız” demez. O gün kasada kimin durduğunu doğrulamaz, yalanlamaz da. Söylenecek olan üç şeydir: yaşananın üzüntü verdiği, konuya içeride bakılacağı ve misafirin ayrıntıyı nereye yazabileceği; bir telefon numarası ya da bir e-posta kutusu. Cevap kısa tutulur. Uzun bir savunma, sonradan okuyan misafire şikâyetin kendisinden fazlasını söyler.

Yapılmayacak olan da bellidir: çalışan, herkese açık bir cevapta suçlanmaz. “İlgili personelimiz uyarılmıştır” ya da “kendisiyle yollarımızı ayırdık” diyen cevap misafiri yatıştırır gibi görünür; oysa okuyan herkese bu işletmenin sıkışınca çalışanını öne sürdüğünü gösterir. İçeride konuşulan içeride kalır. Çalışan haksız çıksa bile cevapta adı, görevi ya da başına ne geldiği yazmaz; işletme sorumluluğu kendi üstüne alır ve orada bırakır.

Cevap kalıcıdır. Çalışan bir gün işten ayrıldığında adı o kayıtta, yorumun ve cevabın içinde durmayı sürdürür; internette o kişiyi arayanın karşısına da çıkabilir. Cevap bu düşünülerek yazılır. Yorumun kaldırılması ise haritadan ancak kurallarına aykırı olduğunda istenebilir; bir kişiye hakaret etmesi ya da özel bilgisini açıklaması gibi. Kaldırıp kaldırmamak haritanın kararıdır. Sert ama hakaretsiz bir şikâyet çoğu zaman olduğu yerde durur.

Yorumlara yazdığınız cevaplar harita kaydınızın sesidir; kayıt, akorda dinlediğimiz dört telden biridir. Öteki üç tel sitenin açılışı, sayfaların yazısı ve başka yerlerde söylenenlerdir. Akort ilk dinleyişimizin adıdır; kulağa batan ses, yani falso yazılır. Adresinizi yollayın: dışarıdan dinleriz, ne şifreniz gerekir ne paranız. Sonrası sizin elinizdedir: yerel (harita) optimizasyon yalnızca onayladığınız ayar listesindeki işlerle ilerler; yapılan, ay sonu dinletisinde sade Türkçeyle yazar.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır; iğne kapıyı gösterir, otoparkı değil. Otoparka taşırsanız bu kez yürüyerek gelen yanlış yere varır, kaydınız da başka bir binanın üstünde görünür. Arabanın bırakılacağı yeri açıklamaya ve sitenize yazın; otoparkın haritadaki adını da verin. Sürücü önce oraya gelir, sonra merdivenden size iner.

Önce müşterinizden rica edin: herkes kendi yorumunu çoğu zaman sonradan düzenleyebilir. Kabul etmezse yorumu haritaya bildirin; başkasının özel bilgisini açıklayan yorumlar çoğu zaman haritanın kurallarına uymaz, ama kararı harita verir. Kendi cevabınızda adresi yinelemeyin. Sonraki teslimlerde adresi verirken, yorumda yazılmamasını baştan rica edin.

İçinde çalışmadığınız bir yer için açılan kayıt haritanın kurallarına aykırıdır; kapatılabilir, asıl kaydınıza da zarar verebilir. Merkezde gerçekten satış yapacağınız, belli saatlerde birinin durduğu ikinci bir yer açarsanız o başka bir şeydir: ayrı bir şubedir ve ayrı kaydı olur. Böyle bir karar haritaya değil, işin gereğine bakılarak verilir.

Misafirin yorumunu siz değiştiremezsiniz; yalnızca kendi cevabınız sizin elinizdedir. Cevabınızda adı yinelemeyin, “ekibimize ilettik” deyin. İsterseniz misafire nazikçe yazıp adı çıkarmasını rica edebilirsiniz; karar onundur. Çalışanlarınıza da sorun: yaka kartında adı yazsın mı, yazmasın mı? İşin hukuki yanı için kendi danışmanınıza başvurun.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.